Av. Cemre Yiğit Çoban
Tüm Makalelere Dön
Anayasa Mahkemesi’nin Yoksulluk Nafakası Kararı: Ne Değişti?

Anayasa Mahkemesi’nin Yoksulluk Nafakası Kararı: Ne Değişti?

Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan yanın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer yandan malî gücü oranında isteyebileceği maddi destek yoksulluk nafakası olarak adlandırılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde bu durum,

"Madde 175 - Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."

şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan düzenlemede yer alan "süresiz olarak" ibaresi, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin uzun süredir devam eden hukuki tartışmaların kaynağını oluşturmaktadır. Zira kanun hükmü, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilecek nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasını öngörmemekte; şartların varlığı hâlinde nafakanın süresiz olarak talep edilebilmesine imkân tanımaktadır.

Yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırına tabi olmaksızın talep edilebilmesi, bir yandan boşanma sonrasında ekonomik açıdan güçsüz duruma düşen eşin korunması açısından önem taşırken, diğer taraftan nafaka yükümlüsü bakımından süresi önceden belirlenemeyen bir mali yükümlülüğün ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle "süresiz nafaka", uzun yıllardır aile hukuku alanındaki önemli tartışma konularından biri olmuştur.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 04.06.2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasının "süresiz" olarak istenebilmesine imkân tanıyan ibarenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığını görüşmüştür. Bu değerlendirme, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nde görülen bir boşanma davası sırasında ortaya çıkan itiraz üzerine Yüksek Mahkeme'nin gündemine gelmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda Anayasa Mahkemesi, oy çokluğuyla bu ibarenin iptaline ve Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi, ilgili iptal kararının derhal yürürlüğe girmesi yerine, dokuz aylık bir geçiş süresi öngörmüştür. Bu uygulamanın temel amacı, hukuk aleminde ani bir yasal boşluk doğmasını engellemek ve yasama organına (TBMM) yeni bir düzenleme yapabilmesi için imkân tanımaktır.

Söz konusu dokuz aylık süreç boyunca mevcut yasal düzenleme yürürlükte kalmaya devam edecektir. Bu doğrultuda;

  • Aile mahkemeleri bu süre zarfında mevcut hükümlere göre karar vermeyi sürdürecek,

  • Süresiz nafaka uygulaması bu geçiş dönemi boyunca hukuki geçerliliğini koruyacaktır.

Bu sürenin sonunda, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeleri doğrultusunda hak dengesini gözeten yeni bir yasal çerçevenin oluşturulması beklenmektedir.

Peki geçmişte hükmedilmiş süresiz nafakaların akıbeti ne olacak? Öncelikle belirtmek gerekir ki, daha önce mahkeme kararıyla bağlanmış nafakalar hukuk güvenliği ilkesi gereği geçerliliğini korumaya devam edecektir. Nafaka borçlusunun, "AYM bu düzenlemeyi iptal etti" diyerek ödemeyi kendiliğinden ve tek taraflı olarak durdurma hakkı bulunmamaktadır; aksi bir tutum icra takibi ve tazyik hapsi gibi yaptırımlarla karşılaşılmasına yol açabilir.

Nafakanın sona erdirilmesi veya süreye bağlanması da kendiliğinden gerçekleşmeyecek, bunun için mahkemeye başvurulması gerekecektir. İptal kararının yürürlüğe girmesi ve TBMM'nin yeni düzenlemeyi yürürlüğe koymasının ardından, nafaka ödemekte olan kişiler dava yoluyla nafakanın kaldırılmasını veya belirli bir süreyle sınırlandırılmasını talep edebilecektir. Bu davalarda hâkim; evlilik süresi, tarafların ekonomik durumu, yaşı ve sağlık durumu gibi unsurları değerlendirerek nafakanın devam edip etmeyeceğine karar verecektir.

Öte yandan, bugüne kadar ödenmiş olan nafaka bedellerinin geriye dönük olarak geri istenmesi de mümkün görünmemektedir. Zira bu ödemeler, yapıldıkları tarihte hukuken geçerli bir mahkeme kararına dayanmakta olup; sonradan gelen bir iptal kararı, geçmişte hukuka uygun şekilde yapılmış ödemeleri sebepsiz hale getirmez.

Son olarak, sürecin nasıl işleyeceğini asıl belirleyecek unsur, TBMM'nin çıkaracağı yeni düzenlemede yer alacak geçiş hükümleri olacaktır. Meclis gündemine Ekim 2026'da gelmesi beklenen yeni düzenlemenin, yalnızca ileride açılacak davaları değil, hâlihazırda süresiz nafaka ödemekte olan kişilerin durumunu da kapsayacak özel geçiş maddeleri içermesi öngörülmektedir. Bu maddelerin eski dosyaları hangi koşullarla kapsayacağı ise ancak yasa metni yürürlüğe girdiğinde netlik kazanacaktır.